Assasin's Creed 1 - Altair'in Anıları

Nrkj

Seviye 0
Seviye 0
12 Aralık 2017
27
0
0
Isparta
www.planetminecraft.com
Deneyim Puanı
0



Assassin's Creed oyunlarının biriciği, serinin ilk oyunu, ilk heyecanımız Altair.
Peki kim bu Altair ve neyin nesi?

Adı: Altair ibn Lahad
Cinsiyet : Erkek
Yaşadığı yer : Ortadoğu, Suriye




Hayatı:

Genç yaşta babasını kaybeden Altair şefkatli hocası Al Muallim'in yanında büyüdü. Altair babasının ölümünden kendisini sorumlu tutan Altair, genç yaşta hayata küsmüş ve günlerce Masyaf kalesindeki odasından çıkmamıştı. Ancak onun değerli dostu Abbas ve büyük üstad Al Muallim sayesinde hayata yeniden gülmüştü.

Altair 24 yaşına geldiğinde artık Usta Assassin (suikastçi) rütbesine gelmiş ve Al Muallim'in en güvenilir fedaisi olmuştu. III. Haçlı seferleri sırasında Al Muallim; Altair'i, Abbas'ı ve de Malik'i özel bir göreve göndermişti. Görevin amacı; Haçlıların elinde bulunduğu ön görülen gizli bir silah. Altın ve yuvarlak küre olan Cennet Elması... Altair Abbas ve Malik ile gittiği görevde farkında olarak masum bir sivilin öldürmüştü. Buna karşın Abbas, Altair'e çok fazla kızmış ve kısa bir süre olsa da tartışmışlardı ancak kardeşi Malik tarafından durdurulmuştu. Malik, Altair'in izinden gitmek istediği için hep onun gibi olmak istiyordu o yüzden de Altair'in yaptığını o da önemsememişti. Altair ve ekibi bir süre araştırma yaptıktan sonra bir haçlı liderinin ve askerlerinin elinde bir kutuyu gördükten sonra saldırı planı olmadan düşmana saldırmışlardı. Burada fark edemedikleri tek şey ise Düşmanın sayıca üstün olmasıydı.



Etrafları sarılan Altair ve iki kardeş düşmanlarla savaşırken ne yazık ki Altair daha sonradan yaptıklarının pişmanlığına uğramış ve ordan arkadaşlarını bırakarak kaçmak zorunda kalmıştı. Masyaf'a geri dönen Altair büyük üstadıyla görüşmeye Masyaf kalesine dönmüştü. Görevin detaylarını anlatan ancak kendi hatalarını söylemeyen Altair, Al Muallim'e her şeyi anlatırken içeriye yaralı halde olan Abbas gelir ve Cennet Elması'nı Büyük Üstad'a verir. Tüm gerçekleri açığa çıkardıktan sonra Muallim'den iyi bir tokat yiyen Altair sadece pişmanlıkla kafasını eğmek zorunda kalmıştı. Tam bu sırada ise Masyaf kalesini saran Tapınakçılar Abbas'ı takip etmiş ve üslerini bulmuşlardı. Büyük Üstad'a kale korumaları tarafından haber verilmişti ve ''Bu konuyu düşmanla çarpıştıktan sonra konuşacağız'' dedi. Altair, Masyaf Kalesi'nin karşısında duran gözetleme kulesinden kulenin altında bulunan düşmanların üzerine büyük ahşap parçaları bırakan bölümü açmış ve düşmanı dağıtmıştı. Savaş bittiğinde ve Haçlılar çekildikten sonra bir araya gelen suikastçiler kalenin içinde toplanmışlardı. Altair'in aniden yakalanması ve kalenin içerisindeki avluda herkesin görebileceği bir alana getirilen Altair ustasından yine dayak yemiş ve karnına bıçak saplamıştı ( acaba sapladı mı gerçekten?). Altair uyandığında bunun nasıl olduğunu ve nasıl karnında bıçak yarası olmadığını sordu Üstadına. Bu sorusunu görmezden gelen Muallim, Altair'in rütbesini düşürtür ve Çaylak Suikastçi rütbesine geri alınır. Eskisi gibi Usta Suikastçi rütbesine geri gelebilmek için 9 Haçlı liderini öldürmesini ancak o sayede eski rütbesine geri alıncağını söyleyen Muallim'e itaat eder.

Sonunda 9. Lideri de öldüren Altair öldürdüğü kişiden şok edici sözler duyar. Normalde 10 tapınakcının olduğunu ve bu 10. sununun Al Muallim olduğunu söyler. Başta buna inanmayan Altair köyüne yani Masyaf'a geldiğinde her şeyi anlar. Köyün sakinleri birer köle olmuş şekilde hareket ediyorlardı. Muallim ile yüz yüze gelen Altair hocasını öldürebilecek miydi?


Bir şekilde hocasını öldüren Altair'i birden Suikastçiler sarar ve bir zamanlar en iyi dostu olan Abbas tarafından ona ihanet edilirdi. Suikastçiler beyninin yıkandığını farketmezken Muallim'e hala daha inanırlar ve Altair'in onu öldürdüğünü düşünürler. Zor bela Masyaf'tan ailesiyle birlikte kaçan Altair bir süre gözlerden uzak yaşar.

Ölümü :
Yaşlandığında Masyaf'a geri dönmeyi amaçlar ve başladığı işi ; Suikastçileri Kurtarmayı tekrar amaçlar. Masyaf'a sonunda varan Altair çoktan Suikastçileri ikiye ayırmış ve kendi tarafındakilerle Abbas'ın adamlarına karşı saldırmaya başlamıştı. Abbas'ı tahtından ettikten sonra Suikastçilerin Lideri ve Büyük Usta ünvanını aldı. Masyaf'ın derinliklerine bir kütüphane yerleştirdi ve orda Cennetin Elması'nı sakladı. Yaşlanıp ölceğini anladığında ise çocuklarıyla vedalaşan Altair kendi fedailerini, Suikastçilerini dünyanın 4 bir tarafına yaydı.

...Ve kütüphanesinde koltuğuna oturarak sessizce tarihin tozlu sayfalarında sonsuzluk ölümünü bekledi. Ta ki birisi tarafından kütüphane açılana ve Cennet'in Elması'nı geri almasını bekledi...

 
Tepkiler: Zera