İçli Dışlı Rehberler #1 - This War of Mine

Rehberi beğendiniz mi?

  • Evet.

    Kullanılan: 2 66.7%
  • Kararsızım.

    Kullanılan: 0 0.0%
  • Hayır.

    Kullanılan: 1 33.3%

  • Kullanılan toplam oy
    3

Orion

Sunrise.
Sistem Yöneticisi
Seviye 1
9 Aralık 2017
150
83:20
0
18
İstanbul, Türkiye
Deneyim Puanı
60
oyunpat.png


this-war-of-mine-war-child-charity-dlc_pdp_1920x1080_en_WW.jpg

This War of Mine, bilene o kadar zor değil.


Hayal edin. Bir zamanlar sıcacık bir yatakta huzurlu şekilde uyurken şimdilerde ise çıkan savaş nedeniyle soğuk, kirli ve birkaç kişiyle paylaştığınız bir yatakta yatıyorsunuz. Korku sizi yavaş yavaş öldürüyor. Her an bir çete barınağınızı yağmalamak için gelebilir. Bu anlattıklarımı hayal ederken siz neler yaşadıysanız işte This War of Mine'da hayatta tutmaya çalıştığımız karakterler de öyle hissediyor.

Savaşların bitmesi için imzaladığınız bir kampanyayı sonralarında kolayca unutabilirsiniz. Televizyondan çıkan savaşı izledikten sonra travma yaşıyor musunuz, ağlıyor musunuz? Savaşta yaşananları asla tam olarak hissedemezsiniz. İşte o savaşı bir nebze olsun daha fazla hissedebilmek için bu tür oyunların yayımlanması harika bir şey.

Şimdi gelin, 11 bit studios'un geliştirdiği Hayatta Kalma-Macera türündeki This War of Mine'ın taktiklerinden, karakterlerin durumlarından, açlık ve psikolojiden ve kendi deneyimlerimden bahsedelim. Gösteri başlıyor...

ThisWarOfMine_KeyArt.jpg
KARAKTERLER

Oyunda yönettiğiniz karakterleri iyi bilmek, başarıya giden anahtarlardan biridir. Bu başlık altında oyundaki karakterleri ve onların özelliklerini göreceksiniz...

Arica: Arica, sigara bağımlılığı olan ve çantası 10 eşya alabilen bir karakter. Aynı zamanda Arica, çok iyi hırsızlık yapabilen biri bu yüzden çaldığı zaman çok sıkıntı etmeyen bir karakter. Birazdan göreceğiniz Roman gibi savunması ve saldırması çok iyi. Ek olarak "Kedi Gibi Sessiz" diye sınıflandırıldığı için koşsanız dahi ses çıkarmaz.

Anton: Asla tercih etmemeniz karakterlerden biri. Matematik öğretmeni, çantası 8 eşya alabilen ve bencil olan bir karakter. Bu yüzden kolay kolay üzülmez, psikolojisi bozulmaz. Ayrıca Anton yaşlı olduğu için yağmalarda da pek işinize yarayacağını düşünmüyorum.

Cveta: Oyunun en kötü karakteri diyebiliriz. Çantasında 8 eşya taşıyabiliyor ve psikolojisi hemen bozuluyor. Savunması ve saldırmasından bahsetmiyorum.

Bruno: Oyunun en bencil karakterlerinden biri. Hatta bir karakteriniz ölürse "...onun gibi ölmek istemiyorum. Belki diğerleri yağmalamaya giderken ben evde kalmalıyım." tarzı laflar edebiliyor. Ama en büyük özelliği aşçı olması. Diğerlerine göre daha az harcayarak yemek yapabiliyor ama aşçı olduğu için arpasını eksik etmeyin.

Emilia: Roman ile aralarında bir şey mi var bilmiyorum ama yağmalarda öldürmeye odaklıysanız ve Roman'a sahipseniz kesinlikle size bir Emilia lazım. Özellikle Roman'ın ve ekibin moralini yüksek tutabiliyor. Bu yüzden yaşlılar dışında geleni, gelmeyeni kesebilirsiniz.

Boris: Şimdi söyleyeceklerim sizi kalpten götürebilir ama gerçek. Boris, aşırı yavaş olsa dahi çantasında 17 eşya taşıyabiliyor. Eğer oynayış tarzınız öldürme değil gizlice çalmaksa Boris'i kullanabilirsiniz ama adam öldürecekseniz Boris hiç uygun bir seçim olmaz.

Katia: Ekibinizde kesinlikle olması gereken bir karakter. Çantası 12 eşya taşıyabilse dahi çok iyi pazarlamacı olduğu için karşınızdakine kazık atabilirsiniz. Morali düşük olan karakterle konuşturursanız karşısındakinin moralini yükseltebilir. Ayrıca tam bir gitar uzmanı. Ama bu karakterle çatur çutur adam vuracaksanız size uygun olan karakter değil.

Roman: Oyundaki favori karakterlerimden. Çantası 10 eşya taşıyabilse dahi oyunun en iyi savunma ve saldırı karakteri. Askeri eğitim alan Roman, psikolojik açıdan güçlüdür. İstediğiniz kadar adam kesin, söyleyeceği laf genellikle "Yaptıklarımız için sonra ağlarız." tarzı oluyor. Evdeki konforu yükseltin ve sigarasını eksik etmeyin. Yoksa evdekilere dayak atıp gidebiliyor. Dayak attığı da ağır yaralı oluyor ve genellikle oyun bitene kadar iyileşemiyor. Emilia varsa morali neredeyse hiç düşmez.

Marko: Çantası 15 eşya taşıyabilen bir yağmacı. Yetenekli bir yağmacı olsa dahi psikolojisi berbat. Yağmalara sürekli gönderirseniz ve adam öldürürseniz evi direk terk edebiliyor. Bu yüzden canlı bomba tarzı bir karakter. Pek tercih edeceğim bir karakter değil.

Marin: Ekibinizde mutlaka bulunması gereken bir karakter. Kendisi marangoz olduğu için ocaktır, sobadır, yataktır vesaire daha az malzeme harcayarak yapabiliyor. Malzemeden kazandığınız için çok işe yarar bir karakter. Hasta olursa "Hastalığın beni yenmesine izin vermeyeceğim." diye tuhaf tuhaf laflar edebiliyor. Çantası 10 eşya taşısa dahi yağmaya kesinlikle göndermeyin.

Zlata: Takımın moralini en yüksek yapabilecek bir karakter. Katia gibi Zlata da çantasında 12 eşya taşıyabilen bir karakter. Gitar çalıp moralleri yükseltebilecek bir karakter ama bana göre o kadar yararlı değil. Çok tercih etmeyin.

Pavle: Eğer oynayış tarzınız öldürme değil hırsızlık odaklıysa bir Katia alternatifi olabilir. Kendisi Katia gibi psikolojisi adam öldürünce dağılan biri. Futbolcu olduğu için gerçekten çok hızlı koşuyor ve çantası 12 eşya taşıyabiliyor. Başta dediğim gibi, çalmaya, hırsızlık yapmaya odaklıysanız yararlı bir karakter. İyi topuklaması da bir başka özelliği...
Wallpaper_5.jpg


Durum ve Haller

Karakterlerin yaşayabilecekleri durumları, düşebilecekleri halleri bilmek, bunları önceden engellemenize olana sağlar. Bu başlık altında karakterlerin yaşadıkları ve düştükleri halleri göreceksiniz.

Psikoloji ve Kademeleri

Psikoloji, karakterinizi bir anda işe yaramaz hale çevirebilecek bir şeydir. Karakterinizin psikolojisi bazı olaylara göre düşebilir ve bu düşüş, kademeli şekilde ilerler.

Üzgün: Eğer öldürürseniz veya çalarsanız karakterler depresyona girer. Fakat takımın moralleri yüksekse ve moral yükselten karakterler varsa öldürür veya çalarsanız dahi en fazla üzgün olursunuz. Ama herkes üzgün oluyor diye devamlı çalıp, öldürmeyin. Abartmayın.

Depresyonda: Eğer takımınızda moral yükselten bir karakter veya etkenler yoksa adam öldürdüğünüzde, çaldığınızda karakteriniz depresyona girer. Öldürecek veya çalacaksanız karakterin psikolojisine dikkat edin. Hemen dağılan bir karakterle çalmayın, öldürmeyin.

Yıkılmış Durumda: Karakterin psikolojisi bu kademede berbat oluyor. Karakter hareket etmiyor, tepki vermiyor ve komutları dinlemiyor. Ancak birisiyle konuşabiliyor ve ona verdiğiniz taktirde ilaç kullanabiliyor, yemek yiyebiliyor. Genellikle depresyondayken çalıp, adam öldürüğünüzde veya psikolojisi gerçekten direkt dağılan biriyle çalıp, öldürdüğünüzde aniden bu duruma gelebiliyor.


Hastalık ve Kademeleri


Karakteriniz hasta olduğu zaman zayıf düşer ve genellikle kendiliğinden yatağa yatabilir. Ayrıca hastayken psikolojisinin bozulması bir nebze bile olsun kolaylaşır. Eğer eviniz soğuksa hasta olması işten bile değil.

Biraz Hasta: Karakter eskisine göre biraz daha yavaş yürür. Öksürüklerinden ve baş ağrısından şikayet eder. Bu kademede direk müdahele edip hastalığın ilerlemesini engelleyin.

Hasta: Karakteriniz artık daha yavaş yürüyecek ve ilaç arayacak. Ayrıca hastayken bir şey inşa ediyorsa yaptığı işi yarım bırakıp yatağa veya sandalye/kanepeye gidebilir.

Çok Hasta: Karakteriniz iyice yavaşlar. Karakterden alacağınız verim iyice azalır ve hemen yatma isteği duyar. Karakterinizi iyileştirmezseniz yakın zamanda ölebilir.

Ölümcül Derecede Hasta: Karakterinize elveda demeye yavaştan hazırlanın derim. Karakteriniz artık doğru düzgün koşamaz ve yürüyemez. İlacını verin, yemeğini eksik etmeyin ve yataktan iyileşene kadar kaldırmayın.


Yaralanma ve Kademeleri


Karakteriniz neredeyse hastalıkla aynı belirtileri gösterir. Yağmalarda dövüşürken yaralandığınız için yaralı halde yağmaya gitmeyin, dövüşürken karakteriniz yaralandıysa ve kazanma şansınız pek yoksa direk topuklayın.

Hafif Yaralı: Karakteriniz eskisine göre daha yavaş yürüyecektir ve kanaması hakkında söylenir.

Yaralı: Karakteriniz topallama başlar ve sargı bezi arar.

Ciddi Yaralı: Karakterimiz artık çok yavaş yürümeye ve koşmaya başlar. Yaptığı işi yarım bırakabilir ayrıca kendi halindeyken yatağa veya sandalyeye/koltuğa gidebilir.

Ölümcül Yaralı: Hastalıkta dediğim gibi karaktere elveda demeye yavaştan hazırlanın. Karakter artık ne doğru düzgün yürüyebilir ne de koşabilir. Sargı bezini verin, karnını doyurun ve yatağa yatırın. İyileşene kadar da kaldırmayın.


Açlık ve Kademeleri


Karakteriniz aç olunca, psikolojisi çok kırılgan olabiliyor ayrıca Bruno'nun evi süpürüp kaçmasına sebep olabiliyor.

Aç: Karakter açken yemek vermeyin. Çünkü her gün aç olacaklar ve her gün yemek tüketmek sizi zora sokabilir. Zaten karakter bu kademedeyken pek sıkıntı olmaz.

Çok Aç: Karakterlerinizi işte bu kademede beslemelisiniz. Yemek vererek çok aç durumundan çıkmasını sağlayın. Böylece hem sürekli yemek tüketmemiş olursunuz hem de karakterin zarara uğramasını engellersiniz.

Açlıktan Ölecek: En başta dediğim gibi bu evredeyse karakterinizin psikolojisi fırında 4 saat pişmiş dana eti gibi dağılır. Ve yine başta dediğim gibi Bruno'yu bu kademeye kadar beslemezseniz adam neyiniz varsa alır gider. Zaten bencildi, artık iflas bayraklarını çekersiniz...


Yorgunluk ve Kademeleri

Karakteriniz yorgunken her zamanki gibi psikolojisi bozulur ve yavaşlar. Bu yüzden yorgun olan karakterlerinizi sürekli yatırın.

Yorgun: Karakterinizi yağmaya veya komşuya yardım etmesi için gönderirseniz yorulur. Endişelenecek hiçbir şey yok. Yatağa yatırın, düzelir.

Çok Yorgun: Karakterinizi yorgun olsa dahi yine çalıştırır ve yatırmazsanız çok yorgun olabilir. Karakterinizi hemen yatırmanızı öneririz çünkü gerçekten yavaşlar.

Tükenmiş: Karakterinizi çok yorgun olmasına karşın dinlendirmezseniz tükenir. Gerçekten aşırı yavaşlar, işleri yapamayacak duruma gelir. Hemen yatırın ve düzelene kadar asla kaldırmayın.
ss_9792f34ef9229979bf678578604de29e10ef3430.1920x1080.jpg


TAKTİKLER ve İZLENİMLERİM

Önce taktiklerden bahsedelim...

Açlık & Hastalık & Yaralanma & Psikoloji

İlk olarak açlıkla ilgili taktikler verelim. Karakterlerinizi açken beslemeyin. Çünkü her gün acıkacaklar ve onları devamlı yedirirseniz sonra yemeğiniz kalmaz ve zor duruma düşersiniz. Zaten aç kalmanın oyunda zararı olmadığı için karakteriniz çok acıkana kadar bekleyin. 2 - 3 günde çok acıktığı için 3 - 4 boğazın 2 - 3 günlük yemeğini hala saklamış, hatta arttırmış olursunuz. En mantıklısı bu zaten.

Tamam açken beslemeyin dedik ama, hasta olunca veya yaralanınca farklı oluyor. Eğer karakteriniz hastaysa veya yaralandıysa çok açsa aç, açsa tok durumuna getirin. İlacını verin ve iyileşene kadar yatırın. Eğer ilaç vermez, yemek vermez ve çalıştırırsanız yaralanması veya hastalanması kötüye gidebilir.

Karakterin psikolojisini düzeltmek için ise evin konforunu arttırın. Evde çokça koltuk bulundurun. Sigara bağımlısı için sigara, kahve içicisi için kahve bulundurun. Birkaç kitap bulundurmayı da es geçmeyin. Barınağınızı sıcak tutun. Hatta birden fazla soba yapın. Radyo yapın, haberleri okuyun ve klasik müzik açın. Gitar çalmayı biren bir karakterle gitar çalın. Morali çok düzeltir. Zlata ve Emilia gibi karakterler de moral düzeltebilir...


Adam Öldürmek

Gittiğiniz yağmalarda bir süre sonra adam öldürmeniz mecburi oluyor. Özellikle askeri üs gibi bir yere gittiyseniz öldürmeyip ne yapacaksınız? İşte adam öldürürken çuvallamamak ve işi daha kolay hale getirmek için çok klasik bir yöntem mevcut.

Öncelikle sessizce girin ve saklanma yerinin olduğu bir yere gelin. Ardından ses çıkartın ve saklanın. Kontrol etmeye gelen adamı bıçakla özellikle Roman veya Arica ile tekte indirin. Ardından tekrar ses çıkartın ve bu işlemi devam ettirin. Böylece kolay şekilde gittiğiniz yeri temizleyebilirsiniz. Ardından adamların eşyalarını alın fakat alamadıklarınızı dolaplara koyun. Zira, öldürdüklerinizin eşyaları ertesi gün geldiğinizde kayboluyor. Sonra üzülmeyin pompalı, taarruz tüfekleri gitti diye...

─ o ─

Kendi İzlenimlerim

Benim grubumdakiler Marin, Emilia, Roman ve Katia'ydı. Kendi hikayemi oluşturarak oyundaki en iyi grubu aldım. Hala o grupla oynuyorum ve şu an This War of Mine'da 3 saatlik oynamışlığım var ve ona karşın tüm oyun bilgilerini öğreniyorum. En son 60 bileşenim ve 42 tahtam vardı. Oyun başında elmastır falan çıkınca ayrıca gittiğim yerlerdeki eşyalarda kaymak gibi olunca evimize gelen takasçıyı Katia ile sömürdüğüm için şu an çok rahatım. Askeri Üs'ün yarısını temizledim fakat hala yarısı duruyor. Silah, yemek, parça ve ilaç konusunda hiç sıkıntım yok o yüzden size bu grubu kesinlikle tavsiye ediyorum.

Eğer kendi hikayenizi oluşturarak başlayacaksanız 4 kişi başlayın. Çünkü daha fazla güç ve verimlilik olduğu için 4 boğazı doyurur üstüne daha fazlasını bile eklersiniz. Genellikle suyum eksik olabiliyor ve o zamanlarda konserve yediriyorum. Tahta atölyem son seviye ve gedikleri kapadım, güçlendirilmiş kapıya sahibim. Evde 2 yatağım var ve dönüşümlü yatırıyorum. Marin'i kesinlikle uyutun çünkü gündüz vakti bir şey yapacaksanız ona ihtiyacınız oluyor. Ben genellikle nöbet, yatakta uyu ve yağmaya çık olaylarını şu şekilde yapıyorum:

Eğer adam öldürülmeye gidiliyorsa Roman yağmaya çıkar, Katia ve Marin uyur, Emilia nöbette durur. Bazen Emilia'yı uyutup Katia'yı nöbette beklettiğim oluyor...
Eğer çalmaya ve hırsızlık yapmaya gidiliyorsa Katia yağmaya çıkar, Emilia ve Marin uyur, Roman nöbette durur. Bazen Roman'ı uyutup Emilia'yı nöbette beklettiğim de olmuyor değil.

Ayrıca size tavsiye, eğer evde 3 yatak yapacaksanız 2 nöbetçi koyabilirsiniz fakat bu sefer gündüzleri aktif adamınız sadece 1 kişi olacağı için komşular yardım istemeye gelirse sıkıntı çıkabilir. Bu yüzden 1 nöbetçi koyabilirsiniz ki, ben birkaç gün 2 nöbetçi koyduktan sonra sayıyı 1'e indirdim.

Son olarak ise yağmalarda gittiğimiz bazı bölgelerin farklı senaryoları olabiliyor. Yani gittiğiniz bir yerde size haydutlar çıkmışken, başka birisine hayatta kalmaya çalışan bir aile çıkabiliyor...

maxresdefault.jpg

Epey uzun bir rehber oldu fakat tamamını okuduğunuzda This War of Mine'ı artık eskisinden daha iyi oynayabileceğinizden eminiz. Keyifli yağmalar dileriz!

Varlığınızı hissettirin...
İyi forumlar.